16 Haziran 2016 Perşembe

susuyorum…
çenem kitleniyor,
çıkmıyor dualar ağzımdan,
kızıyor beynim bedenime,
kalbim benliğime…
her şey secdeye duruyor!

göğü yiyorum ben,
Sığamıyorum bedene…
kendi gömleğimi yırtıyorum…

en sevmediğim gün pazar!!
aldılar o günü bizden…
en sevmediğim renk sarı!
oynadılar rengiyle…
yoruluyorum kalabalıktan,
kaçıyorum benden…

yine oluyor sabah,
film başlıyor...

hayattaki rolümüze kaptırıp,
figüran olduğumuzu bile unutuyoruz…

Göz yaşı tuzlu içilmiyor.
Dudağım kuru!

kendimde, Onun izi
sarılıyorum kendime

her şey yoluna girdi derken,
bakıyorum ellerime,
bir aşk avucumun ortasında,
kapıyorum gözlerimi
eriyip hiç olmuş…

Kızıyorum elimde tutamadığıma..
Kızıyorum engel olamadığıma.
Biliyordum böyle olacağını
ve belki de bu yüzden kızıyordum kendime.
ahir’e karışıyorum ben,
gördüklerimin tümü rüya olmasından korkuyorum,
çünkü hepsi çok gerçek geliyor ve bir daha tekrar olmasından korkuyorum.

sonra gece oluyor…

Yine de bir tebessüm ediyorum sadece...

Hiç yorum yok: